
Henri Cartier-Bresson : Ara, dostlarına ve kendisine zaman ayırmasını biliyor. Günümüzün tek lüksü olan bu özellik, onun eserlerinde de gözüküyor...
Gökşin Sipahioğlu Sipa Press : Ara Güler bir fotografı hatırlamaya değer kılan önemli detayları bir saniyede fotograf karesi içine toplayabilecek esrarengiz bir seziye sahiptir. Bunlar öyle vaz geçilmez detaylardır ki eksiklikleri fotografı sıradan yapar, konu ister günlük yaşam, ister ünlü bir kişi olsun, mesajını alır götürür. Onun özneleri kendini gösterir. Belki çoğu onun fotografladığı Sinan'ın mimari eserleri ya da Picasso portreleri gibi mağrur değildir. Ara, birçok büyük sanatçı gibi öznelerini hor görmez, onlara yaşam verir, insan onurunu ve güzelliğini yaşatır... Ara eğer başka bir çağda yaşamış olsaydı, eserleri dünya uygarlığına ilham veren bir ressam ya da ünlü bir yazar olurdu.
Marc Ribound : Ara Güler bir fotografçıdır. Üstelik lanet olası kadar iyi bir fotografçıdır. O şehrini, ülkesini kelimelerle anlatabileceğinden daha iyi fotograflarla anlatıyor. O bir dost. Dostluk onun için sansasyonel bir haberden daha önemlidir. Ancak onu kaş göz arası yapıyor. Kim onun gülümseyişine, gözlerindeki parıltıya direnebilir ki?
James A.Fox (Magnum Photos) : Magnum Photos'da 25 yıl kıdemli editör olarak çalıştıktan ve dünyanın en ünlü fotografcılarıyla tanıştıktan sonra geriye kalan bir avuç eski dost içinde Ara'nın yeri bambaşkadır. O herşeyden önce çömert, zarif ve esprili bir insandır. Tanıdığım en iyi hikaye anlatıcılarından biridir. Onun hayatı, birçok ünlü fotojurnalistinde olduğu gibi, anektodlarla doludur. Bunlar, hiçbir zaman filme yansımayan sadece fotograf makinalerince kısmen tespit edilmiş olan yüzyılımızın yaşayan anılarıdır. Büyük bir gelenek olan sosyal belgeselci tarzı benimseyen Ara'nın fotograflarında insan tutkusu ve dürüstlüğü görülür. Onun hayatında fotograf, sinema ve edebiyat birbirleriyle kesişen ve bütünleşen anlatım şekillerinin bir toplamını oluşturur.
Onat Kutlar : Ünlü Rus yazarı ve sinema yönetmeni vasili Şukşin haklı : "Hiçbir yazarın hayalgücü, gerçekliğin hayalgücüne ulaşamaz" Ara'nın 1950'lerde çektiği "Eminönü yağ iskelesinde işçiler" fotografı yirmi yıldır her çalıştığım ofiste, başucumda durur. Yirmi yıldır her fırsatta yeniden okurum bu fotograf başyapıtını . O fotograf bitmez, tükenmez. O tek fotografta binlerce cilt "Gazap Üzümleri" ya da "Bereketli Topraklar Üzerinde" okumuş gibi olurum... Genç fotograf sanatcıları , onun, "Fotograf sanat degildir. Bir tanıklıktır, o kadar..." sözünü anlamakta güçlük çekerler. Bunu bir şaka, bir alçakgönüllülük gösterisi sanırlar. Oysa bu sözün derinlerinde büyük bir meydan okuma, bir iddia yatar...
Marc Ribound : Ara Güler bir fotografçıdır. Üstelik lanet olası kadar iyi bir fotografçıdır. O şehrini, ülkesini kelimelerle anlatabileceğinden daha iyi fotograflarla anlatıyor. O bir dost. Dostluk onun için sansasyonel bir haberden daha önemlidir. Ancak onu kaş göz arası yapıyor. Kim onun gülümseyişine, gözlerindeki parıltıya direnebilir ki?
James A.Fox (Magnum Photos) : Magnum Photos'da 25 yıl kıdemli editör olarak çalıştıktan ve dünyanın en ünlü fotografcılarıyla tanıştıktan sonra geriye kalan bir avuç eski dost içinde Ara'nın yeri bambaşkadır. O herşeyden önce çömert, zarif ve esprili bir insandır. Tanıdığım en iyi hikaye anlatıcılarından biridir. Onun hayatı, birçok ünlü fotojurnalistinde olduğu gibi, anektodlarla doludur. Bunlar, hiçbir zaman filme yansımayan sadece fotograf makinalerince kısmen tespit edilmiş olan yüzyılımızın yaşayan anılarıdır. Büyük bir gelenek olan sosyal belgeselci tarzı benimseyen Ara'nın fotograflarında insan tutkusu ve dürüstlüğü görülür. Onun hayatında fotograf, sinema ve edebiyat birbirleriyle kesişen ve bütünleşen anlatım şekillerinin bir toplamını oluşturur.
Onat Kutlar : Ünlü Rus yazarı ve sinema yönetmeni vasili Şukşin haklı : "Hiçbir yazarın hayalgücü, gerçekliğin hayalgücüne ulaşamaz" Ara'nın 1950'lerde çektiği "Eminönü yağ iskelesinde işçiler" fotografı yirmi yıldır her çalıştığım ofiste, başucumda durur. Yirmi yıldır her fırsatta yeniden okurum bu fotograf başyapıtını . O fotograf bitmez, tükenmez. O tek fotografta binlerce cilt "Gazap Üzümleri" ya da "Bereketli Topraklar Üzerinde" okumuş gibi olurum... Genç fotograf sanatcıları , onun, "Fotograf sanat degildir. Bir tanıklıktır, o kadar..." sözünü anlamakta güçlük çekerler. Bunu bir şaka, bir alçakgönüllülük gösterisi sanırlar. Oysa bu sözün derinlerinde büyük bir meydan okuma, bir iddia yatar...
Yaşar Kemal : Ara, yedisinden yetmişine kadar Anadolu insanıyla haşır neşir olur. Onun işi insanların fotograflarını çekmek, benim işim de onları yazmaktı. İnsan Arada durağan, cansız, çok az fotograf bulabilir. Her fotografda bir can, bir devinim vardır. Yüzsüz fotograf, insansız fotograf, devinimsiz fotograf cekmez Ara. O işini bilir. Onun elinin altında binlerce yıllık Anadolu toprağı vardır. Antik kentleri, heykelleri, efsaneleri, türküleri, dünüyle bugünüyle. Ara,
yaratıcılık yeteneğinden sonra başına konan devlet kuşunun bilincindedir.
Kaynakça:www.fotograf.net/araguler/nedediler.htm
